1 Mayıs 2012 Salı

Derinden bir iç yanması.

         Lacivert pantolonum, kazağım, kravatım; siyah ayakkabı ve çoraplarımla bugün çimlere, yılların getirdiği dostluğun artık sönmüş olduğunu hissettiğim yere oturmakta hem "Sharp dressed man" olayından hem de parçalara ayırdığım dostluğumuzun acısından olsa gerek itiraf edeyim zorlandım. Hayatımın en ciddi sigarasını da bu vesile ile içtim sanırım. Önemi olduğunu düşünüyor muyum? Tabiki hayır. Önemi olmaması benim bunu tercih  etmiş olmamdan ötürü meydana geldi. Tercihlerimin sonucuna katlanacak kadar Mert bir adam mıyım? Sanılır ki hayır ama evet! Yapamayacağın birşey için atar yapmayacaksın en basitinden, anasına sövmeyeceksin kimsenin ya da kendini tanrının yerine koyarmış gibi cümleler sarf etmeyeceksin, Mert isen söyleyecek ve yapacaksın da. Nitekim ben de öyle yaptım. Acımadı mı? acıdı. Aldığım böyle birkaç karar var canımı acıtan ama beni gocundurmayan. Her eskisinin yerine yenisi bulunur diyemesem de sonuç olarak bu eski kişilerde bir zamanlar yeniydi demekten kendimi alamıyorum. Kendimde o gücü hissetmiyor oluşum, onu yapmayacağım anlamına gelmez her daim. "Derinden bir iç yanması" sendromu ve ben karşınızda.
Arkadaşımın "büyümek nedir?" sorusunun cevabını veriş şeklime bakarsak, bazen insan dostlarını özlemekte :)

""bütün gün oturup kalkıp sohbet muhbbet eden
ders notu paylaşan
yemek yiyen
gezip eğlenen
para harcayan
içkilerini paylaşan
bazen ortak şeylere kahkalar atan
birbirlerinin yanındayken durmadan gülen
neşesini kaybetmeyen insanlar
Dost olarak nitelendirilir şu devirde,
halbuki bu algı bir yanılgıdan ibarettir..
Dostluk fiziksel bağların ötesinde
maddesel çok şeyden arınmış,
özel bir kıvama sahiptir.
Açmak gerekirse
bazen ev arkadaşın, tüm gün, tüm yıl takıldığın hatun kimlik
bazen sevgilin,aşık olduğun o süper insan bile
senin gözlerinde yaşlar olduğunu
gözlerini boşver bazen kalbinin ağladığını hissettiğinde
seninle o duyguyu paylaşamayabilir.
Ancak bir dost senin ağlayan kalbinin sesini belki binlerce kilometre
öteden duyabilir
ve kalbinin ağlarken çıkardığı o çığlık sesi
dostunun başka herşeyi bırakıp
seninle ilgilenmesine sebeb olur.
Uzun lafın kısası, hayatta bikaç bişi birkaç kişi dışında hiçbir ibineye, hiçbir söze, hiçbir nesneye
bağlanılmaz
güvenilemz

bu uzun lafın kısası bölümü = BÜYÜMEK. ""

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder